İşçiler 1 Mayıs'ta İzmit'ten haykırdı: Yaşasın mücadele yaşasın 1 Mayıs

Kocaeli'de işçiler DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin öncülük ettiği 1 Mayıs kutlamalarında bir araya geldi.

Caner İrtürk
Caner İrtürk Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Pandemi nedeniyle iki yıldır alanlarda kutlanmayan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için bu yıl sendikalar, odalar, siyasi partiler, kitle örgütleri ve STK’lar yeniden alanlara çıktı. Kocaeli'de de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB komitesi tarafından organize edilen miting Anıtpark alanında gerçekleştirildi. Anıtpark'taki miting öncesinde Doğu Kışla Parkı'nda bir araya gelen kalabalık işçi grupları ellerinde pankartlar ve sloganlar atarak coşku içinde alana doğru yürüdü. Daha sonra Anıtpark Meydanı' nda bir araya gelen kalabalık işçi grupları burada sloganlar pankartlar konuşmalar ve şarkılar eşliğinde halaylar çekerek eylemlerini gerçekleştirdi.



KATILIM YOĞUN OLDU

Düzenlenen kutlama programına CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Avrupa Birliği Eski Bakanı Ali haydar Konca, CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet,CHP İzmit İlçe Başkanı Hakan Çakar, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Demir, EMEP İl Başkanı Arzu Erkan, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP il Eş Başkanları Leyla Aygün ve Mehmet Selim Konca siyasi partililer ve çok sayıda işçi katıldı.

"BU DÜZEN EZDİKÇE EZİYOR"

Mitingde ilk olarak TMMOB temsilcisi Murat Kürekçi bir açıklama yaptı. Kürekçi 1 Mayıs'ın tüm dünyada, bu meydanda ve ülkenin her yerinde coşkuyla, umut ve heyecanla kutlandığını Ancak diğer yandan, ekonomik kriz, işsizlik, zamlar, pandemi, borçlanma derken ülkemizde insanca yaşamanın bir yana hayatta kalmanın bile her gün zorlaştğını söyleyerek şunları söyledi:
Bu düzen toplumun işini, aşını geçimini ve sağlığını korumuyor, aksine tehdit ediyor. Bu düzenin çarkları, dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten bizleri, işçileri, mek kamu emekçileri, mühendisleri, marları, hekimle aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileri, emekli dahi olamayanları ezdikçe eziyor.


"AKP İKTİDARI ÜLKENİN KAYNAKLARINI SEFERBER ETTİ"

Bu düzenin çarkları, zengini daha zengin etmek, bankaların kasalarını doldurmak, şirketleri ihalelerle beslemek üzere kurulmuş. Bu düzenin çarkları sermayeye sömürecek ucuz emek, yağmalanacak doğa, talan edilecek kentler yaratmak üzere dönüyor. Halk işsizlikle, açlıkla, yoksullukla, artan borçlarla, salgınla mücadele ederken 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı ülkenin tüm kaynaklarını, bir avuç patronu ve ayrıcalıklı zümreyi korumak için seferber etti, etmeye devam ediyor. Halk işe, ekmeğe, insanca bir yaşama olduğu kadar demokrasi, adalet ve hukuka da aç. Bu düzen yurttaşların hakkını, hukukunu çiğniyor, adaletsizliği büyütüyor. Halkın gerçeği ile bir avuç ayrıcalıklı kesimin gerçeği arasındaki fark, tek sesli medyanın propaganda yayınlarıyla perdelenmek isteniyor.

"HER ÜRÜNE ART ARDA ZAMLAR GELİYOR"

Her geçen gün daha da derinleşen ekonomik kriz gündelik hayatlarımızı sürdürülemez hale getirdi. İktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının sonucu olarak başta elektrik, doğalgaz ve akaryakıt olmak üzere her ürüne art arda zamlar geliyor.Yağ, şeker, un, içme suyu gibi en temel gıda ürünleri erişilemez fiyatlara yükselmiş durumda. Milyonlarca yoksul, ucuz ekmek alabilmek için saatlerce kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Artan tarımsal maliyetler ve nakliye bedelleri nedeniyle mevsim sebzeleri bile alınamaz oldu.

"BÜTÜN KAMU KURUMLARI YOK PAHASINA ÖZELLEŞTİRİLDİ"

Insanlar ev kirası, ulaşım masrafları ve faturalar nedeniyle ay sonunu getiremez oldu. Milyonlarca kişi geçimini sağlayabilmek için borç batağına sürüklenerek adeta bankalar için çalışır hale geldi. Tek adam rejimi yoksulluğu halkın yaşam tarzı haline getirdi...İktidar sahipleri, kendilerini ve çevrelerini zenginleştirmek için ülkemizin bütün zenginliklerini tükettiler. Genç cumhuriyetin kalkındırılması için tüm halkın katkısı ve özverisiyle kurulmuş bütün kamu kurumları ve işletmeleri yok pahasına özelleştirildi. Enerjiden tarıma, madenlerden sanayiye kadar her alanda paha biçilemez tesislerimiz halkın elinden birer birer koparıldı. Özelleştirmeler, devlet ihaleleri ve ödeme garantili projeler eliyle bir avuç iktidar ndaşının servetine servet katıldı.

"MESLEK HASTANELERİ TALEBİMZİDİR"

İlimize en yakını Hendek iş katliamı olmak üzere, Iş cinayetleri bu yıl da hız kesmedi ve binlerce emekçiyi aramızdan aldı. Dünya'da her bir iş cinayetine karşı altı işçi meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu alandaki mevzuatın, tarafların önerileri doğrultusunda yeniden yapılanması zorunludur. Son 20 yıldır, meslek hastalıkları hastanelerinin kapandığı bilinmektedir. Oysa özellikle Kocaeli, Sakarya, Gebze gibi Ülkenin en önemli sanayii havzalarında meslek hastalıkları poliklinikleri ve hastanelerin açılması talebimizdir.

TÜM ZENGİNLİKLERİMİZİ YAĞMALAMAK İSTİYOR "

"Varlık Fonu" aracılığıyla tüm kamusal varlıklarımıza el koyan tek adam rejimi, birbiri ardına çıkardığı yasa ve yönetmeliklerle ormanlarımızdan kıyılarımıza, madenlerimizden zeytinliklerimize kadar tüm doğal zenginliklerimizi de yağmalamak istiyor.

"SEÇME VE SEÇİLME HAKKIMIZA EL UZATILIYOR"

Daha sonra söz alan KESK Dönem Sözcüsü Erdal Karakuş "Üstü örtülemeyen hakikate dair çığlıklar, baskı ile şiddet ile, sansür ile, zor ile bastırılmak isteniyor" diyerek şunları söyledi: "Hakkını arayan ve gerçekleri söyleyen herkes bu düzenin hukuk dışı zorbalıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Son olarak Gezi davasında gördüğümüz gibi, mahkemeler delillere göre değil, talimatlara göre karar alıyor. Bu düzenin devamı için demokrasinin son kırıntıları bile ortadan kaldırılıyor. Demokratik hak olarak elde kalan tek hakkımız olan seçme ve seçilme hakkımıza dahi el uzatılıyor. Bu düzen mağdur ettiği milyonları bölüp parçalayarak yönetmek gibi tehlikeli bir yönteme başvuruyor. Sürekli olarak iç ve dış düşman yaratılıyor. Yukarıdan aşağıya kışkırtılan şovenizm, cinsiyetçilik, ırkçılık, mezhepçilik, göçmen düşmanlığı ve savaş politikaları bu düzenin yarattığı krizi yönetmenin bir yolu olarak ülkemizin ve halkın geleceğini tehdit ediyor. Bu düzen böyle gitmez. Halkı yoksulluğa, açlığa, işsizliğe, borçluluğa ve güvencesizliğe mahkûm eden bu akıl dışı düzen Türkiye'nin sırtında bir yüktür.


"BİNLERCE İŞÇİ İŞTEN ÇIKARTILIYOR"

Sömürünün çarkları milyonlarca işçinin, emekçinin canıyla, kanıyla döndürülmeye çalışılıyor. Güvenceli-kadrolu çalışma hakkımız yok sayılıyor, güvencesiz istihdama mahkûm olmamız bekleniyor. Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkımız ortadan kaldırılıyor, KHK'lar ve geçici 35. Madde eliyle on binlerce kamu emekçisi hukuksuzca ihraç ediliyor. Sendikalı oldukları için binlerce işçi işten çıkarılıyor.

"DOĞA TAHRİBATLARA DÖNÜYOR"

Bu düzen yaşamı ve gezegeni tehdit eden büyük bir felakete dönüşmüştür. Gölgesini satamayacağı ağacı kesen kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın faturasını milyonlarca insan canlarıyla, doğa ise geri dönüşü olmayan tahribatlarla ödüyor. Nükleer, termik, jeotermik santraller, siyanürlü maden aramaları, atmosfere, toprağa salınan zehirli gazlar, zehirli atıklar ekolojik krizi derinleştiriyor, yeni pandemilere yol açıyor. Emperyalist savaşlar her geçen gün daha geniş coğrafyalara yayılıyor, savaşın alevleri işçi ve emekçileri yakıyor. Milyonlarca insan yerinden yurdundan olup göç etmek zorunda kalıyor, şehirler yakılıp yıkılıyor. Kuzeyimizde Ukrayna'da, güneyimizde Suriye'de savaş ve katliamlar, halkların geleceğini cehenneme çeviriyor.

"İKTİDARLARINI KALICI KILMAK İSTİYORLAR"

Bu düzen yurttaşların hakkını, hukukunu çiğniyor, adaletsizliği büyütüyor. Seçme, seçilme hakkı yok sayılıyor, belediyelere kayyumlar atanıyor, vekiller cezaevlerine konuyor, cezaevleri tabutluğa ve işkence merkezlerine dönüştürülüyor, kitlesel tutuklamalar hız kesmiyor, bir kez daha parti kapatma davaları ile halk iradesine ipotek konmak isteniyor. Savaş ve işgaller, ekmeğimizi küçültüyor, işsizliğimizi büyütüyor, talanların yolunu açıyorlar. Inkârcı ve imhacı siyasetle barış imkânını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Kürt sorununu çözümsüz kılarak toplumsal gerginliklerden nemalanmak, rant elde etmek, kutuplaşma üzerinden iktidarlarını kalıcı kılmak istiyorlar.


"KADINLARA YAŞAM HAKLARI BİLE ÇOK GÖRÜLÜYOR"

Sınıfsal eşitsizliklerin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor, kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor. Kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Bu ateşten günlerde kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarca yok ediliyor.İktidarın tepesindekiler farklı cinsel yönelimleri hedef haline getiriyor, yaşam haklarını bile çok görüyorlar."

" GELECEĞİMİZİ İPOTEK ALTINA ALAN ŞİRKET HASTANELERDEN VAZGEÇİLMELİ"

Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Mehtap Maçkalı ise şu açıklamayı yaptı:" Hekimlerin hastalarına yeterli süre ayırmalarını sağlayacak uygun çalışma koşulları sağlanmalı; nüfus başına hekim ve sağlık çalışanı sayısı nitelikli sağlık hizmeti için gerekli ve yeterli düzeye getirilmelidir.
Geleceğimizi ipotek altına alan şirketleşmiş hastanelerden vazgeçilmelidir. İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri bilime ve toplum sağlığına uygun yapılandırılmış kamu ve üniversite hastanelerinde sunulmalıdır. Sağlık herkes için parasız olmalı, hekimler emeğinin karşılığını almalıdır. Katkı payları adı altında kalem kalem ücretlendirmeye derhal son verilmelidir. Hekimlerin gelirleri, emeğinin karşılığı, insanca yaşanabilir, emekliliğe yansıyacak tek ödeme olarak sağlanmalıdır. gençler barınamadıkları için


"TEMEL NEDENİ EMPERYALİZM"

Üniversiteler iktidarın arka bahçesine dönüştürülürken okuyamama tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. On binlerce akademisyen, bilim insanı ve genç akın akın yurt dışına göç ediyor. İktidar ülkenin en aydınlık beyinlerini kaçırtarak karanlık bir geleceğin parke taşlarını döşemeye devam ediyor.Türkiye'de ve bütün dünyada emekçilerin üzerinde katmerlenen sömürünün, savaşların, yıkımların, açlığın ve salgın hastalıkların temel nedeni emperyalizmdir. Bu nedenle başta ABD emperyalizmi ve NATO saldırganlığı olmak üzere emperyalizmin yayılmacı ve emek düşmanı politikalarına karşı çıkıyoruz.


"TEK ADAM REJİMİNİN SONA ERMESİ TÜM KESİMLERİN TALEBİ "

Bizim değil, sermayenin, patronların yüzünü güldüren bu düzen böyle gitmez. Bu bozuk düzen, bizim düzenimiz değil. Bu sömürü düzeninin bize vereceği hiçbir şey yok!
Tek adam rejiminin sona ermesi, demokrasi ihtiyacı ve köklü bir değişim talebi mutlu bir azınlık dışında tüm kesimlerin ortak talebidir.

"KOCAELİ ARTIK ALARM VERMEKTEDİR"

Diğer yandan Türkiye'nin kilometre kare ve nüfus başına en fazla "emekçiyi" barındıran kenti, kuşkusuz İlimiz Kocaeli'dir. 15-16 Haziranları yaratan, halklarımızın tüm zenginliklerini içinde barındıran Kocaeli'miz bugün kapitalizmin tahribatından en fazla payını alan Kentlerden biri haline gelmiştir. Çevre kirliliği, sularımız derelerimizin, havamızın her geçen gün halk ve toplumsal sağlığı daha fazla tehdit ettiği, kanser vakalarının Ülke ortalamasının üzerinde seyrettiği Kocaeli artık alarm vermektedir. Çarpık kentleşme, içinden çıkılmaz ulaşım ağı, işsizlik sendromu, Ülkemizin tüm coğrafyasında olduğu gibi, Kocaeli'nde de aynı biçimde artarak devam etmektedir. Bu kent kendi kimliğini, tarihini, zenginliklerini yeniden sunacak, var edecek birikime, tarihe ve kültüre sahiptir."


" BİRLEŞEREK GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"

Son olarak konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Vedat Küçük ise açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:" Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu, işsiz kalınmadığı, aç yatılmadığı bir dünya ve ülke istiyoruz. Birleşerek yaratacağız. Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu, ekonomik krizlerin, salgınların faturasının emekçilere yıkılmadığı, mültecilik statüsünün tanındığı bir gelecek istiyoruz. Birleşerek gerçekleştireceğiz!

"KÖTÜ MUAMELENİN YAŞANMADIĞI BİR ÜLKE İSTİYORUZ"

Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı yeni bir çalışma yaşamı istiyoruz. Birleşerek hayata geçireceğiz!
Düşüncenin, ifade özgürlüğünün cezalandırılmadığı, savaşların olmadığı, başta Kürt sorunu olmak üzere sorunların barış ve diyalogla çözüldüğü, cezaevleri yerine okulların yapıldığı, işkence ve kötü muamelenin yaşanmadığı bir ülke istiyoruz. Birleşerek ve ortak mücadele ile inşa edeceğiz!

"GÜCÜMÜZ VAR"

Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı, kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği bir ülke istiyoruz. Birleşerek gerçekleştireceğiz!Çalışma hakkımızı ortadan kaldıran OHAL uygulamaları ve uygulayanları gidecek, birleşerek biz kazanacağız! Biz tüm sömürülenler, yoksullaşanlar, ezilenler olarak bu düzeni değiştirme, 84 milyonun insanca yaşayacağı bir ülkeyi inşa etme gücümüz var. Birleşerek değiştireceğiz!


"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN VAZGEÇMİYORUZ"

Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Kamusal, nitelikli, parasız ve erişilebilir sağlık ve eğitim istiyoruz. Savaşsız, şiddetsiz bir yaşam istiyoruz. Ücretler üzerindeki vergi yükünün azaltılmasını istiyoruz. 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi yasası uygulansın. istiyoruz. Uluslararası sözleşmelere uygun grevli toplu sözleşme yasası istiyoruz. Istanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. ILO'nun işyerinde şiddete karşı 190 sayılı sözleşmesi onaylansın istiyoruz.

"YAŞASIN 1 MAYIS"

Doğanın talanına son verilsin istiyoruz. Hukuksuz olarak işinden edilenler işlerine geri dönsün istiyoruz.Çocuk işçiliğine son verilsin istiyoruz! Çevreci, bilimsel, halk meclislerinin söz ve karar sahibi olduğu, kentler ve yerel yönetimler istiyoruz. altına alındığı, yeni Anayasa talep Temel hak ve özgürlüklerin tam ve istisnasız güvence ediyoruz. Ülkenin kanayan sorunlarını kendi dışındaki herkese ve her şeye bağlayan bir yönetim anlayışına artık yeter diyoruz. Biz işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, tüm sömürülenler, yoksullaşanlar ve ezilenler olarak bu düzeni değiştirme, 84 milyonun insanca yaşayacağı bir ülkeyi inşa etme gücümüz var. Emeğin, barışın, demokrasinin, eşitliğin, özgürlüğün egemen olduğu bir düzeni biz kuracağız! Yaşasın Birlik, Yaşasın Dayanışma, Yaşasın Mücadele! Yaşasın 1 Mayıs

"YENİ BİR MÜCADELE İÇİNDE OLAN KILIÇDAROĞLU’NUN SELAMINI GETİRDİM"

Kutlamalarda söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan Kılıçdaroğlu’ndan selam getirdiğini belirterek şunları söyledi: "Asla karamsarlığa kapılmayın diyen kpss sınavlarına giren kamuda hak alamayan öğrenciler için milli eğitimin önüne giden karanlıkta kalan vatandaşlar için elekterik fatursaını ödemeyen, karanlıkta kalanlar için ankaradam istanbula hak hukuk adalet diye yürüyen türkiyede barışı kardeşliği özgürlüü sağlamak için yeni bir anayasa mücadelesi içerisinde olan chp genel başkanı Kemal kılıçdroğlunun selam ve saygıarıı getirdim."

" CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR KRİZİNİ YAŞIYORUZ "

Tarhan'dan sonra konuşan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu şunları kaydetti:
" Tüm hak ve adalet isteyenleri,barış isteyenleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün byük bir coşku ve umutla bu meydanlara geldik çünkü buna ihtiyacımız var. Şu anda Türkiye Cumhuryet tarihinin en ağır krizini yaşıyoruz. Ekonomi hukkuk ve barış alanındaki en ağır kriz. Bütün bunların karşısında bizim en güçlü şekilde ayağa kalktığımızın günün adıdır 1 mayıs, bu yüzden buradayz inadına başaracağız."

01 May 2022 - 14:45 - Gündem

Muhabir  Caner İrtürk



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi