Bu kent Kitap Fuarını çok özledi

Öyle büyük büyük nutuklar atıp;

‘Haftada bir kitap okuyorum’ falan demeyeceğim…

Ya da ‘Kitap okumak en büyük hobim’,

‘Kitap okumadan yatamıyorum’ falan da demeyeceğim…

Okul zamanlarında da sonrasında da öyle çokkk kitap okumadım.

Evet tabi ki okudum, bazı klasikleri de bitirdim ama uzun yıllardır kitaba el sürmemiştim.

Sanırım en son okuduğum kitabı da bir barda bitirmiştim…

Öylesine heyecanlıydı ki her şeyi bırakıp, ona odaklanmış ve sonunu öğrenmiştim büyük bir merakla.

                                     ***

Sanırım o dönemler ‘Polis muhabirliği’ yapmamın da etkisiyle daha çok polisiye ya da çeteler üzerine yazılanların tümünü okudum.

Ama şu konuda iddialı olabilirim;

Türkiye’deki çeteleşmeyle ilgili neredeyse tüm kitapları okudum.

Çocuklarım doğduğumdan beri 7 yıldır o kadar az kitap okudum ki.

Ta ki yaklaşık iki ay önce rahatsızlanıncaya kadar.

Malumunuz yaşadığım süreci hiç saklamadım, köşe yazmaya da ara verdim, biraz dinlendim, kendimi dinledim…

En önemlisi, kendimle yüzleştim…

                                     ***

Panik atak hastalığı aslında çok ciddiye alınması gereken bir rahatsızlık.

Hem yaşam kalitenizi düşürüyor, hem de sinirlerinizi alt üst ediyor.

Sürekli bir teyakkuz hali…

Hastalık sürecimde beni en çok etkileyen ise;

Sanki kalbim günde birkaç kez ağzımdan dışarıya çıkacaktı, bir süre sonra da ölecektim.

Bir diğeri ise vücudun kendisinin iyi olmadığını en çok gösteren ‘Titremeler.’

Sürekli böyle 24 saatler süren birkaç hafta geçirdim..

Sonrasında ise Şems’in söylediği;

"Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta” çıktı karşıma…

                                     ***

Ve sonunda yer alan ‘Çünkü her insan ölecek yaşta’ sanırım benim dönüm noktam oldu.

Bana çok iyi geldi, silkelenmemi sağladı.

Sonrasında ise inanılmaz bir kitap okuma isteği vardı içimde.

Hem de öyle böyle değil…

Hakan Mengüç’ün 5 farklı kitabını bir hafta gibi kısa bir sürede okudum,

Okudukça iyileştiğimi, kendimi sorguladığımı, benliğimin ile birlikte yeniden nefes aldığımın farkına vardım.

Yaklaşık iki aydır bulduğum her fırsatta okuyorum, okudukça mutlu oluyor, gülüyor, çevremdekileri eskisi gibi gülümsetebiliyorum.

Meğerse ne çok şeyi içimde tutup, üzmüş, kırmış, birilerinin sürekli beni anlamasını beklemişim.

Ne gerek varsa!!!

                                     ***

Tabi ki herkes benim gibi sadece kitap okuyarak kendisini iyi de hissetmeyebilir.

Herkes kendisine iyi geleni aramalı, bulmalı…

Ve o yüzden bu yılki Kitap Fuarı benim için çok özel.

Zaten iki yıldır pandemi nedeniyle yapılamıyordu, bir nevi özlem var herkeste.

Yıllarca neredeyse bölgenin en çok ziyaret edilen Kitap Fuarı oldu. (İstanbul hariç)

Birçok kişinin fuarı beklediğini de biliyorum, benim gibi…

Yine içeriye girip, o kitapların kendine has kokularını içime çekmek istiyorum.

Hatta mümkün olabilirse tüm statları tek tek gezmek, bütün kitapların önsözlerini okumak istiyorum.

Öylesine çılgın düşüncelere sahibim Kitap Fuarıyla ilgili…

Keşke elimde olsa da bir hafta boyunca orada yatıp kalksam…

                                     ***

Bence bu kente yapılan en büyük kazanımların başındadır Kitap Fuarı.

Eski yıllarda da gitmiş, birçok kitap almıştım.

Hatta hala aralarında okuyamadıklarım bile var…

Şimdi ise yenilerini almak için sabırsızlanıyorum ve bir de tabi ki gelen birçok önemli isim…

Bazılarını yıllardır takip ediyorum, bazılarını ise hastalık sürecinde tanıdım.

Gelmesini istediğimiz bazı yazarlar da kitap fuarına geliyor…

Hemen hızlıca aklıma gelenler;

İlber Ortaylı, Hakan Mengüç, Nedim Şener, Tuna Kiremitçi, Ahmet Ümit, Şermin Yaşar, Hayati İnanç, Bekir Develi, İclal Aydın

Söyleşilerini takip etmeyi de canı yürekten istiyorum.

                                     ***

Bir taraftan da şaşırdığım ama gitmek istediklerim de yok değil…

Mesela Okan Bayülgen neler anlatacak merak ediyorum.

Mesela Uğur Aslan

Mesela Ziya Selçuk

Mesela Can Yılmaz, Zafer Algöz

Kentimizde yaşayan önemli isimler de yine aynı fuarda yer alacak.

Şuan kitabını okuduğum meslektaşım Mevlüt Sosyal;

Yeni kitap çıkaran yine meslektaşlarım Uğur Ulusoy, Ergün Demir

Ve daha bir sürü isim…

Ezcümle;

Bu kent Kitap Fuarını çok özledi.

Eminim ki bu yıl Kitap Fuarı ziyaretçi sayısında da rekor kıracaktır.

Umarım o kalabalık için gerekli önlemler de alınmıştır...

 

DİPNOT;

Kitap Fuarı öncesinde bu sabah ağaçlar kitap açtı.

Binlerce kitap ağaçlara asıldı, inanılmaz güzel görüntüler çıktı.

Ama bir kişinin 10 tane kitap aldığını gördüm…

Keşke herkes belli bir sayıda alsaydı o kitaplardan.

Böylece de daha çok kişi kitap almış olurdu.

Ama ne yazık ki öyle olmadı;

Adeta kitaplar yağmalandı.

Ya da sadece öğrencilere verilseydi keşke kitaplar.

Umarım o 10 tane kitap alanlar onları okur.

Sadece kitaplıklarında boş boş tutmaz ya da aradan zaman geçince atmaz…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Yalçın Aksan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi