Güngör Arslan cinayetinin ardından olaylar silsilesi sürüp gidiyor!


‘Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil’ demiş Fuzuli…

Şuan aynen öyle hissediyorum….

Aşağıda isimlerini yazacaklarımın tamamını bir şekilde tanıyorum.

Kimiyle çok samimi, kimiyle sadece merhabam var.

Ersin Kurt, Güngör Arslan, Faruk Bostan, Abdullah Kaya, Tahsin Keskin, İbrahim Bıyıklı

Güngör Arslan ile neredeyse 7 yıl bir fiil çalıştım.

Kim ne derse sevdim, saydım- sevdi, saydı …

Gazete kapanıncaya kadar, sonrasında da açtığı gazetede de çalıştım.

Sonrasında ise yollarımız ayrıldı.

O kendi mücadelesine döndü, ben kendi hayatıma…

                                           ***

Ve gazetesinde otururken henüz 21 yaşındaki gencin silahından çıkan kurşunla öldürüldü.

Bu cinayetin en başından bu yana şunu söyledim, hala da söylemeye devam ediyorum;

Seversiniz sevmezsiniz, yaptıklarını doğru bulursunuz ya da bulmazsınız, eleştirirsiniz veya göklere çıkarırsınız, ölümüne sevinirsiniz ya da çok üzülürsünüz. Ne olursa olsun bu kentte bir gazeteci, masası başında öldürüldü. Dahası yok. Dün onaydı, bugün belki bana, yarın başkasına. Bu cinayet bir şekilde aydınlatılmalı, kanun önünde tüm suçlular cezalandırılmalı.

Ama bizler gazeteciyiz;

Mahkeme başkanı, hakim ya da savcı değiliz.

Dosyalara da müdahil falan olamıyoruz…

Öyle ‘Bizi tutuklayıp, onu çıkartacaklar’ falan diyemeyiz.

Zaten öyle ne bir yetkimiz ne de gücümüz var!

                                           ***

Yine birilerinin iddia ettiği gibi;

Benim istediğim oda başkanı olur, istemediğim olamaz’ falan da diyemeyiz.

Bugüne kadar hayatımda bir kişi hariç kimseyle büyük büyük kavgalarım da olmadı.

Muhtemelen hakkında en az dava açılan gazetecilerin başında yer alıyorum.

Güngör Arslan cinayetinin başından şu aşamaya kadar elimizde olan ne varsa yazdık, öğrenmek için mücadele ettik, hala da dosyayla ilgili bilgiler almak için çaba sarf ediyoruz.

Fakat dosyadaki gizlilik elimizi kolumuzu bağlıyor.

O dönem bazı bildiklerimizi de zaten bu nedenle yazamamıştık.

Ne sanık avukatları ne de müşteki avukatları bile ifadelerin tamamına erişemiyor.

Bulabildiklerimizi de zaten herkes gibi yazdık, bugün elimize ekstra bir detay gelse yine yazmaktan da çekinmeyiz!

                                           ***

Büyük büyük puntolarla yazıldığı gibi;

‘Tutukluğa itiraz edildi ama kabul edilmedi’ falan yazmayız biz.

Bunlar zaten standart olarak avukatların yaptığı itirazlara binaen daha önce de olan şeyler, ilk kez değil…

Bugüne kadar 4 ya da 5 kez zaten tutukluğa itiraz reddedildi.

Dosya kapsamında 10 kişi tutuklandı, bunlardan biri de Avukat Ersin Kurt.

Ersin Kurt’un gözaltına alındığını, tutuklandığını da, ilk ifadesini de yazan gazeteydik!

Ersin Kurt’u tanıdığımı hep yazdım, hiç saklamadım…

Şuan tutuklu bulunan Ersin Kurt, ‘Kesin suçlu’ demek ne kadar absürt ise ‘Suçsuz’ demek de o kadar absürttür…

Bunun kararını delilerle birlikte verecek tek yer; mahkemedir!

Mahkemenin vereceği kararın dışındakiler ise sadece yazılmak için yazılmıştır.

                                           ***

Biz gazeteciler somut delilerle konuşur, belli bir seviyede haberlerimizi yazarız.

Öyle kafamıza göre başlıklar atamaz, birileri hakkında suçlamalarda bulunamayız.

En fazla iddia edildi deriz.

Ve bu konuyla ilgili de cumhuriyet savcısının yazacağı İddianameyi, sonrasında da mahkemenin vereceği kararı beklemek zorundayız.

Açıkçası ben iddianamenin bir iki ay içerisinde hazırlanacağını düşünmüştüm.

Ama görünen süreçte bu biraz uzayacak gibi görünüyor.

İddianame açıklanıp mahkeme tarafından kabul edildiğinde de birçok şeyi görmüş olacağız…

Aynı zamanda gizlilik de ortadan kalkacağı için detayları yazmak için ortam oluşmuş olacak.

                                           ***

Şimdi de Kocaeli Halk Gazetesi imtiyaz sahibi Faruk Bostan ile İlme Hizmet Vakfı Başkanı Abdullah Kaya gözaltına alındı.

İki ismi de tanıyorum, yıllardır biliyorum.

Haklarında ‘tehdit, şantaj’ iddiası var.

Doğru ya da yanlış olduğunu da kanıtlayacak olan yine mahkemeler…

Hayatımda sadece birkaç kez gördüğüm, şimdilerde KOTO Başkan adayı olan İbrahim Bıyıklı iki isim hakkında geçtiğimiz mart ayında suç duyurusunda bulundu.

Onun öncesinde de işadamı Cezmi Çiçek de aynı isimlerle ilgili suç duyurusunda bulunmuş.

Ve yine Kocaelispor eski yöneticisi Yunus Merttürk de…

Cezmi Çiçek, ikilinin kendisinden 750 bin TL istediğini öne sürüyor.

İbrahim Bıyıklı ise 1 milyon TL istediğini iddia ediyor…

Gelinen süreçte ikili cumhuriyet savcısının karşısına çıkacak, haklarındaki iddiaları cevaplayacak….

                                           ***

Bu iki olayın ortasında da sürekli olarak KOTO Başkanı Necmi Bulut ismi geçiyor.

Güngör Arslan öldürüldüğünde de yine ismi dosyada geçmişti.

Tutuklanan Ersin Kurt, onun da aynı zamanda avukatlığını yapıyordu.

Hatta cinayetle bağlantılı olduğu iddiasıyla Necmi Bulut’un gözaltına alınıp ifadesi alınacağı öne sürüldü, bu ise Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yalanlandı.

Şimdi de iki isim hakkında suç duyurusunda bulunan İbrahim Bıyıklı, onun ismini de ifadesinde geçiriyor.

Bu sefer ise ismi tehdit için kullanılıyor…

KOTO Başkanı Necmi Bulut ise ifadeler tamamlandıktan sonra Abdullah Kaya, Faruk Bostan ve İbrahim Bıyıklı hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor…

Neymiş, Necmi Bulut böyle bir türlü anlayamadım…

Sizin aklınız alıyor mu gerçekten, biri cinayet diğeri rüşvet gibi iki ayrı dosyada herhangi bir şekilde dahli olsa bu zamana kadar bir kez bile ifadesi alınmaz mı? 

Kaldı ki çağırsalar aynı gün gider…

Bilerek ismi geçiriliyor gibi geliyor bana artık...

Ne de olsa önümüzde KOTO seçimleri var... 

                                           ***

Cinayetin kilit ismi, ifadesinde Güngör Arslan’ın kendisinde tacizde bulunmadığını söyleyerek dosyanın seyrini değiştiren T. isimli genç kız da Faruk Bostan hakkında suç duyurusunda bulunmak için hazırlık yapıyor.

Gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesiyle başlayan olaylar silsilesi garip bir hal aldı.

Ve böyle devam ederse de devam edecek gibi duruyor.

Ama bugüne kadar ne emniyetten ne de başsavcılıktan tek kelime açıklama yapılmıyor.

Bunu da anlamak mümkün değil.

Böylesine bir süreci oturduk, izliyoruz.

Velhasıl kelam;

Her zaman dediğim gibi geç gelen adalet, adalet değildir…

Ama adalete olan güvenimiz ise tamdır…

Eğrisi doğrusu elbet bir gün ortaya çıkacaktır.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Yalçın Aksan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kurtsever - necmi ifade verdi iyi araştır, hatta antalya emniyetinde

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Mayıs 18:50


Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi