Eksi Bir

Av mı avcı mı?

Kurbanlaşan katil mi, katilleşen kurban mı?

Yoksa kullanılan sözcüklerin hepsi artık anlamsız mı?

Belirsizlik belirleyici mi oldu artık?

***

Harold Pinter’le daha önce tanıştıysanız, bu yükselen ayak sesleri size tanıdık gelmiştir.

Politikliğe kişisellik düzlemi üzerinden erişmiş bir yazar Pinter. Politikliğin kökü kişiler arasında gizlidir ona göre. Atılan ilk bomba, üzerine yazılası terör değil; iki kişi arasındaki ilişkidir faşizmi başlatan.

İkili ilişkiler içinde beliren ve üreyen güç kavgalarıyla gelen çekişmeler, anlaşmazlıklar işte tam da faşizmin kaynağı kişisel olandır.

***

Bir odaya ümitsizce hapsolmuş, anlamı olmayan bir dış tehdidin gelme ihtimaline karşı korku ve tedirginlik içinde, o tehdidin gelmesiyle birlikte de varlıklarının dayanağını kaybeden insanlar… Ve bu insanların birbiriyle iletişmesinin imkansızlığı…

Pinter, işte bu insanlık durumunu oyan ve absürd diliyle gözler önüne seren vurucu yazarlandan. Yazdıkları zamanında tabi ki de hemencecik kabul görmemiş!

***

Tiyatronun geleneksel dramatik akışa sahip olması düşüncesinin aksine kendine has bir tarza sahip.

Susuşlar, kırık döküklükler, sevgi ve kırgınlıklarla donanmış bunalım…

Anlamsız diyaloglar, belirsizlikler… Bir yere varamayan, varma amacında da olmayan belirsizlikler.

Çünkü gerçek olanla olmayan arasında ya da doğru ile yanlış arasında belirgin bir ayrım yoktur ona göre. Olmasına da gerek yoktur. Bir şey hem doğru hem de yanlış olabilir…

Oysa ki somut dünyada çok kolaydır doğru ve yanlışın ayırdı. Bize söylenen pek çok şey aslında yanlıştır. Ve bütünüyle gizlidir gerçek olan.

***

İşte Pinter’in meselesi de bu gizli gerçekle yüzleştirebilmek insanları. Düşünceler ne zaman açığa çıksa, bir müdahele kapıdadır çünkü.

İçerisi güvenlidir, içerisi sığınılasıdır, içeride olmak ve içeride kalmak tehlikesizliğin izdüşümü olarak kodlanan bir simülasyona bağlanıştır.

İnsanın o her an kapıda bekleyen müdahalenin soyut varlığıyla saçmalaşan durumunu irdeler Pinter.

***

Niye mi bu kadar Pinter’dan bahsettim?

Çünkü bu hafta size Harold Pinter’in bir oyunundan, Gitgel Dolap’tan, uyarlanmış bir oyun önerisiyle geldim: Eksi Bir.

Aşk acıları, hayal kırıklıkları ve yaralarını birlikte iyileştirmeye çalışan; birbirinin kimsesi olmuş iki kadının öyküsü... Bodrum katlarında geçen bir hayat, tekinsiz sokaklar ve hükmeden adamlardan kurtulmaya çalışan iki kadın, Melis ve Sude.

***

Afişi de görünce ben oldukça heyecanlandım! Nazlı İnan’ın hem rejisörlüğünü üstlendiği hem de Ayça Eren’le birlikte oynadığı Eksi Bir, 25 Haziran Cumartesi günü saat 20:00’da Farabi Sahnesi’nde. 

Üstelik ışık tasarımını da DTCF’den çok sevgili yürüyen yetenek arkadaşım Berkay Erdoğan yapmış. E o zaman gidilsin mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selin Erkek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi