Allah Aşkına!

Kıymetli kardeşler şuna imanımız tamdır veya tam olmalıdır.. İslam, insan için hem bireysel hem toplumsal anlamda herşeyin en iyisini, ve herşeyin en mükemmel olmasını teklif eder..

Bu düşünceyi; "yapan bilir, bilen konuşur" hakikati üzerine inşa edersek daha sağlam bir fikri altyapı oluştururuz..

Biz şuna iman etmişiz ki bizi ve kainattaki bütün nefisleri yaratan Allah'dır.. Madem Allah'dır, bizi en iyi O bilir.. 

"Beni en iyi ben bilirim" mantığının, buzdolabını en iyi buzdolabı bilir demekten bir farkı yoktur..

Buzdolabı alırken kullanma klavuzuna müracaat nasıl ki onu imal edene itibar etmekse, bütün varlık aleminin yaratıcısı olan Allahu Teâlâ, bütün her meselede müracaat edilmeye çok daha fazla, en fazla layıktır..

O zaman bizlere düşen doğumdan ölüme her işimizde Allah neyden razıysa arayıp, sorup, bulup, onu işlemek olmalıdır..

İnsanın bunu bir yaşam biçimi olarak sistematikleştirmesi evvela kendini tanıması, gayesini bilmesi ile mümkündür..

Bu minvalde insanoğlu çok eski zamanlardan beri şu üç soruya cevap aramıştır..

Necisin?
Nereden geliyorsun?
Nereye gidiyorsun?

Bediuzzaman'ın ifadesi ile bu üç soru bütün akılları hayretler içerisinde bırakmıştır..

İnsanoğlu bu sorulara ancak Allahın, peygamberler ve ilahi kitaplarla irşad etmesi sonucu  “Ben Allah’ın kuluyum, gayb âleminden bu dünyaya imtihan olmak için gönderildim ve ahiret yolcusuyum.” şeklinde cevap bulabilmiştir..

Dünya bir misafirhanedir.. İnsan ise onda çok az duracak fakat vazifesi çok bir misafirdir..

Evet insan kısa bir ömürde ona ebedi bir hayatta lazım olacak şeyleri sırtlayıp götürmek üzere şu dünyaya gönderilmiş bir yolcudur..

Veya başka bir örnekle; dünya ezel ve ebed alemleri arasında kurulmuş bir köprü gibidir.. Köprü üzerinde durup "şuranın üstüne bir ev kursam" demek, veya orada sürekli kalma planları yapmak nasıl mantık dışı ise, dünyada ebedi kalma tasavvuru da o kadar anlamsızdır..

Başta insanın kendini tanıması gerektiğine işaret etmiştik. Bunun yanında insanın kendini, çevresini, dünyayı bilmesi, ve hayatının esas gayesini idrak etmesi, buna kafa yorması şarttır..

Dünyanın faniliğini..

Ömrün kısalığını..
Lüzumlu vazifelerin çokluğunu..
Ebedi bir hayatın burada kazanılacağı gerçeğini..
Dünyanın sahipsiz olmadığını.
Ne iyilik ve ne fenalığın cezasız kalmayacağını..
Allah'ın insana kaldıramayacağı yükü yüklemeyeceğini..
Zararsız yolun, zararlı yola  tercih edilmesi gerektiğini..
Ve en nihayetinde dünyevi ünvanların, rütbelerin, dostların kabir kapısına kadar olduğunu asla akıldan çıkarmamak gerekir..

Bu hal üzere olunca da her işi Allah için, Allah adına, Allah aşkına yapmanın yolu açılmış olur..

Allah bizlere dünya için ahireti unutmayan,
Ahiretini dünyaya feda etmeyen,
Ebedî hayatını, dünya hayatı için bozmayan,
Boş şeylerle ömrünü telef etmeyen,
Kendini misafir bilip, misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket edebilen kullarından eylesin..

Allah'a emanet olun..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Polat - Mesaj Gönder

# Tercih

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ramazan Govercin - Abbasgulden selamlar hucam Çok guzel bir yazi olmus gercekten Seni cok uzledik hucam

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 11:33


Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi