Karadağ!

Dünya kurgusu içinde; tabiri caizse; “filler tepişirken ve çimenler ezilirken” bize şu an için seyirci olmaktan başka bir rol düşmeyen  savaş gündeminde;  içinde bulunduğumuz “çaresiz” ruh halinden çıkıp farklı bir şeylerle meşguliyet vermek istedim  bu yazımda okuyanlara…

Geçen hafta; bizlere şu an için vize olmayan ama bir yıl sonra  vize şartı gelmesi olası olan Karadağ gezimizden bahsetmek istiyorum. Son dönem popüler olan destinasyonlardan. Bizim de tercih sebebimiz vize sorunsalı olmamasıydı açıkçası.

Bu sene ülkemizden çok fazla rağbet gören bir rota. Neresi olursa olsun, ben de bir çok insan gibi gitmeden önce ön araştırma yapıyorum; gezilecek yerler, yenilecek yemekler konusunda. Gitmeden önce üç aşağı beş yukarı gün gün nereleri gezeceğimiz planlıydı.

Planlı olmasına rağmen bizim yaptığımız tabi “bize göresi” eksik ya da şöyle yapsak daha iyi olurdu kısımlarından da bahsedeceğim, gitmek isteyenlere katkı olsun diye.

Uçak biletlerimizi İstanbul Havalimanından almıştık, bir süre öncesine kadar zaten Sabiha Gökçen Havaalanından uçuş yokmuş Karadağ’a, yakın bir tarihte oradan uçuşlar başlamış. Sabiha Gökçen den bilet almak daha doğru bir hareket olurmuş diye düşündük açıkçası dönünce.

 İstanbul Havalimanına ilk kez gittim, devasal bir yer. Arabayı otoparka bıraktık, dönünce orayı nasıl bulacağımızla ilgili küçük bir kaygı yaşamadım değil, itiraf edeyim.  Uçağa binene kadar  on bin kadar adım atmış olduk diyeyim, siz anlayın.

Karadağ ın başkenti Podgorica’ya indik uçakla, oradan konaklayacağımız yer olan Kotor’a geçtik, biz Bar denilen bir şehrine uğrayıp deniz kenarından Kotor’a gittik, ama normal koşullarda havaalanından Kotor’a geçerken dağ yollarını kullanıyorsunuz.

Karadağ’a giderken araba kiralayıp kiralamama konusunda bir ikilem yaşamıştık. Orada yaşayan bir arkadaşımız bizim için araba kiraladı, bizim buradan gittiğimizde kiralayacağımız meblağdan çok daha uyguna geldiğini söyleyebilirim, böyle bir opsiyonunuz varsa değerlendirin derim. Ve iyi ki araba kiralamışız, çok doğru bir kararmış, biz arabayla kendimizi çok daha özgür hissettik, tavsiyelerimden biri bu; her yeri gezmek istiyorsanız araba kiralayın derim.

Bu arada araba kiralıyorsanız, kalacağınız süre için; mutlaka turizm bürolarından  turistler için yaptırılması gereken kaydı yaptırın ki, trafikte polis çevirdiğinde sıkıntı yaşamayın. Bizi polis hiç çevirmedi ama çevirdiğinde o evrakları mutlaka soruyormuş. Çok rahatlıkla araç kullanabileceğiniz bir yer, herkes çok sakin trafikte, hız yok, yol verme durumlarında ellerini kollarını camdan çıkarıp öfkelenen hiç kimseye denk gelmedik. En azından biz  şahit olmadık.

Gezimizin bir bölümünde Kotor’da, son günlerinde de  Budva’da kaldık. Kotor’da kaldığımız Airbnb den kiralayarak gittiğimiz evin konumu manzarası çok daha önemlisi ev sahipleri inanılmaz sıcak kanlı insanlardı ve evde ihtiyaç olan her şey mevcuttu. Bize hediyeler bile koymuşlar. Kotor’un Old Town denilen tarihi yerlerine yürüyüş mesafesinde olması da ayrıca güzel oldu. Resmen evimizde hissettik kendimizi.

Kotor Old Town’da dolaşırken bir film setinde dolaşıyormuş hissiyatı gerçekten sizinle beraber. Daracık sokaklar, kafanızı çevirdiğinizde her yerde görebileceğiniz kediler ( Kedilerin ülkede ayrı bir önem varmış), kiliseler muhteşem, UNESCO Dünya kültürel ve doğal miras listesinde bu alan. Alan 400 yıl kadar Venediklilerin gözetiminde  kalmış ve çok güzel yapılar yapmışlar.

Kotor, milattan öncesinden 2006 yılına kadar o kadar çok farklı ülkenin yönetimi altına girmiş ki, merak edenler tarihini internetten kolayca okuyabilir.

Kotor’da gezmeye başladığımızda Kotor Kalesine çıkmayı sonraki günlere bıraktık biz, iyi ki de öyle yapmışız.

 Dobrato ve Perast ı gezdik. Özellikle Dobrato benim çok hoşuma gitti, manzara sükûnet sessizlik ( gittiğimiz ay itibarı ile böyle sakin olabilir!) denizin rengi, muhteşemdi. Bir daha gitsem, en az 1 gece kalmayı tercih ederim. Hemen ilerisinde Perast var. Dobrato’ya göre daha popüler ve daha çok  turiste denk gelebileceğiniz  bir yer.

Oradan hat satın aldık, internet için. Orada olduğunuz süre içinde, navigasyon için ihtiyacınız mutlaka olacaktır.

Perast’ta iki adet minnacık yapay ada var, birin giriş yok sadece kilise var, diğerini gezebiliyorsunuz. Perast sahilden sürekli teknelerle  ismi “Our Lady Of Rocks” adasını gezmeniz, fotoğraf çekmeniz mümkün. Deniz kıyısında çok güzel restoran ve kafeler var, oturup bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Kotor’da kaleye çıkmak yapılacaklar arasındaydı, okuduklarıma göre 1300 basamak varmış ama kaleye çıkarkenki hissiyatınız çok daha fazlası, bunu net söyleyebilirim J

Erken bir saatte çıkmaya başlamamıza rağmen hava oldukça sıcaktı. Abartmıyorum, bildiğiniz bir dağa tırmandık, aşağıdayken kafanızı kaldırıp baktığınızda bile kalenin ucundaki bayrak küçük görünüyordu, biz üşenmedik çıktık. Her yükseltideki o kuş bakışı muhteşem deniz ve tarihi alanın görüntüsü anlatılmaz yaşanır harikalığındaydı. Kotor’a giderseniz ve bir sağlık sorununuz yoksa ve yürümeyi seviyorsanız kaleye çıkmanız tavsiyelerim arasında. Ayağınızda rahat ayakkabı olsun ama mutlaka.

Kotor’un  karşı kıyılarını arabayla keyifle gezmeniz de mümkün. Biz Muo denilen sahil kasabasından başlayıp Tivat a kadar olan tüm sahil şeridini dolaştık. Yollar dar ve yine manzara harika. Özellikle akşam üzeri için planlarsanız güneşin batışına da denk gelebilirsiniz.

Kotor’da özellikle üzüm bağları, zeytin oldukça yaygınmış. Marketlerdeki şarap reyonlarından, yerel şaraplarının çokluğundan da bunu anlayabilirsiniz zaten.

Son günlerimizi Budva ve çevresini gezmeye ayırmıştık. Kotor’dakinden çok daha fazla esnafın Türk olduğu dikkatimizi çekti, Yine Budva’nın Old Town denilen bölgesini keyifle gezebileceğiniz yerler. Denizi buradan çok daha geniş bir açıyla görebilmeniz mümkün.

Sahilleriyle oldukça ünlü bir şehir Budva. Daha yüksek yapıları ve büyük otelleri bu taraflarda daha çok görüyorsunuz, zincir otellerin çoğu bu bölgede var. Ülke genelinde, Çok fazla lüks aracın olmaması dikkatimizi çekti, oradaki arkadaşlarımızla sohbet ettiğimizde, lüks araçları bölgedeki Türk yatırımcıların daha çok kullandığını söylediler. Özellikle inşaat alanında çok fazla Türk firmanın varlığını zaten duymuştuk, orada yaşayanlar da teyit ettiler.

Bu arada buradan giderken paranızı EURO ya çevirip gitmenizi öneririz, döviz bürosuna hiç rastlamadık, kredi kartınızı rahatlıkla kullanabilirsiniz elbette.

Budva’ya yakın,  Sveti Stefan Adasını da tepeden görelim istedik. Çok güzel fotoğraflar çektik.

Genel olarak, bu rotayı gezmek bizim için doğru bir tercih oldu, mevsim olarak doğru bir mevsimde gittiğimizi düşünüyoruz, hala denize girilebilecek bir dönemdi, aşırı bir kalabalık yoktu.

Yeme içme konusunda, İtalyan mutfağından yemekler tercih ettik, yediğimiz hemen hemen tüm yiyecekler lezzetliydi, farklı pek çok yerde içtiğim kahveleri beğendim. Türk kahvesini pek çok kafede bulmanız mümkün Karadağ’da.  Bizdeki gibi fincanda değil de  daha büyük bardakta geliyor, tatları da olukça güzeldi.

Özellikle Budva Old Town içindeki dükkanlardaki  dilim pizzalar ve Kotor Old Town’daki dondurmacıları biz çok beğendik. Etten bilerek uzak durduk gezimiz oyunca, bu da bizim kişisel tercihimizdi.

Podgorica’ da yaklaşık yarım günümüzü geçirdik ama çok fazla yapılacak bir şey yoktu başkentte. Dönüşümüz  Podgorica Havaalanındandı, biz de erken gidip biraz çevreyi gezdik. Şelalenin yanında olan bir restorana gittik fakat yaz çok kurak geçtiği için şelale maalesef kurumuştu.

Biz koskocaman  bir nefes alıp, harika zaman geçirdik.

Darısı görmek isteyenlerin başına…

Karadağ!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güliz Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi

Anket Kimi Cumhurbaşkanı görmek istersiniz?
Tüm anketler