İkinci yarı!

“Mart, Nisan, Mayıs aylarındaki ilk karantina adı üstünde ilkti. Bu yüzden yeniydi, daha önce deneyimlenmemiş bir şeydi. Şimdi bu ikinci karantina eski sevgiliyle yeniden çıkmaya çalışmak gibi. O nedenle heyecan yok, heves yok. Her şeyi ezbere biliyorsun. Ayrılık garanti. İkinci karantina o yüzden daha zor, o yüzden daha sıkıcı” 

Onur Baştürk öylesine şahane tanımlamış ki yaşayacağımız kapanmayı.

Bu denli kasvetli bir durum ancak böyle hafif eğlenceli anlatılabilirdi.

Bayıldım.

Ne kadar isabetli tespit.

Hele şu eski sevgili benzetmesine epeyce güldüm.

                                        ***

İlk şaşkınlık ile birlikte sıkça uygulanan sokağa çıkma yasakları hepimizi ortak paydalarda birleştirmişti.

Yemek yapmaya ve yemeye eğilim.

Hal böyle olunca bolca stoklama.

Birbirimize önerdiğimiz filmler, diziler, kitaplar.

Mandala boyamalar, dizi izlemeler, online konserler, müze ziyaretleri.

Öylesine yeni bir duyguydu ki genelimiz için.

Odak noktası sıkılmamak üstüne kurulu, işi biraz keyfe, kişisel gelişime dökme, bolca dinlenme olarak geçirmekti ev günlerimizi.

                                        ***

Şimdi sahiden de durum farklı.

En kötüsü bu kez çok daha ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız.

Yani kasveti daha bol bir kapanma tadacağız.

Yine de enseyi karartmadan sakin ve sabırlı olmalıyız.

Pandeminin hemen başında da söylemiştim.

İnsanoğlu her şeye muktedir.

Uyumlu.

Biz bununla da başa çıkabiliriz.

Öncelikle aklımızı, ruhumuzu bir sarıp sarmalayalım.

Bunun için de size en iyi gelen ne ise mutlaka bulup çıkarın onu.

Kendinizle baş başa en az iki saat gerçekten iyi hissedeceğiniz bir şeyler yapın.

                                        ***

“Dün dünde kaldı. Düne takılmıyorum” diye yazmıştım.

Sevenler, paylaşanlar oldu.

Kesinlikle aynı fikirdeyim ancak bit pazarına nuru yağdırmakta gerekli.

Nasıl mı?

İşte önünüzde bolca zaman.

Bir düşünün geçmişte size iyi gelen o kitabı hafta sonu okumak üzere ayırın.

Mesela daha önce izleyip çok güldüğünüz bir film.

Ben şu aralar 90‘ların sonunda dinlediğim kendimi şahane hissettiren şarkılara sardım mesela.

Güzel, keyifli, mutlu anıların arasına katılmak” düne takılmak “olmayacak meraklanmayın.

                                        ***

Buradaki formül mutlak surette, barışık olduğunuz, şenlikli zamanlara, bir notanın, bir şiirin, bir film karesinin peşine takılıp gitmek.

Ayfer Tunç‘un “Bir maniniz yoksa annemler size gelecek” kitabındaki o ruhu çok sevmiş bir arkadaş gibi basmıştım bağrıma.

Çünkü çocukluğun tasasız şen şakrak yıllarını yeniden yaşatmıştı bana.

Hayatınızın en sorunsuz zamanlarına ait altın değerindeki günleri  canlandırın.

Sandıktan çıkanlar dilerim size çok iyi gelsin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenay Ekin - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi