O kalabalıklar isyan ettiriyor!

Koronavirüsün yayılmasını engellemek için hükümetin aldığı yasaklar artık malumunuz.

Akşam 21.00’den sabah 05.00’e kadar sokağa çıkmak yasak.

Yine hafta sonları da aynı şekilde…

Geçtiğimiz hafta sonu da yine sokağa çıkma kısıtlaması vardı.

Kısıtlamada bazı işyerleri de vatandaşların mağduriyet yaşamaması için açık.

Yürüyerek bu işyerlerine giderek alışveriş yapabiliyorsunuz.

Peki açık olan işletmeler arasında ne var;

Marketler, bakkallar, balıkçılar, kuruyemişçiler, kasaplar…

Unuttuklarım var ise de affola…

***

İki günlük sokağa çıkma kısıtlamasında;

Ben yine bu hafta sonu da dışarıya çıkmadım.

Sanırım artık sokağa çıkmayan azınlık grup içerisinde yer alıyor.

Neden mi?

Çünkü her hafta sonu aynı manzarayla karşılaşıyorum.

Dışarıya alışveriş bahanesi ile çıkıp;

Sahilde yürüyenler, çay içenler, sohbet edenler…

Ama hepsinin bahanesi aynı;

Alışverişe çıktık!

Aslında alışveriş bahane, sokağa çıkmak şahane…

Herkes kendisine göre bir bahane bulup kendisini sokağa atıyor.

Yanında çocuklarıyla dışarıya çıkanları da görmek mümkün.

***

Aynı durum İzmit için de aynı.

Hafta sonu İzmit sokaklarına bir kez çıksanız ne demek istediğimi göreceksiniz…

Dünkü araç trafiğini görmüşsünüzdür.

İzmit Kuruçeşme yakınlarında polisin kontrol noktasında uzun araç kuyruğu oluştu.

Sanki dün sokağa çıkma kısıtlaması yokmuş gibi, yüzlerce araç sıranın kendisine gelmesini bekledi.

Bu sırada uygulamayı fark edip ara sokaklara kaçanlar da ayrı bir durum…

Kuyrukta bekleyen araçları şöyle gözünüzün önüne getirin;

Belediye otobüsleri, kamyonlar ve onlarca otomobil.

Otobüs ve kamyonları anlamakla birlikte otomobil ve içerisindekiler…

Demek ki hepsi izin aldı, izin almak da bu kadar basit değildir diye düşünüyorum.

Peki kurallara uymayanlar…

Hepsi sanki kurulmuş makine gibi aynı savunmayı yapıyor;

 “E ne yapalım evde canımız sıkıldı”

Arkadaş bir tek sizin mi canınız sıkılıyor, bir tek siz mi daralıyorsunuz, bir tek evde siz mi bunalıyorsunuz?

***

Ve aylardır yasak olan bir kural daha var;

Cenazelere katılma sayısı 30…

Yani 30 kişinin üzerinde cenaze katılımları yasak.

Peki bu yasağa uyuluyor mu?

Hafta sonundaki cenazede bunu hepimiz bir kez daha gördük.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aralık ayında yaptığı paylaşımda vatandaşları uyararak;

“Duygularımızı rahatça paylaşabileceğimiz günler için cenaze ve nikahlarda 30 kişiyi geçmiyoruz” demişti.

Ama buna rağmen hafta sonu binlerce kişinin katıldığı cenaze namazında kendisi de saf tuttu.

Hem de sosyal mesafenin unutulduğu bir cenazede…

Hem de 30 kişiden fazla kimsenin katılmaması gereken cenazede…

Hem de bu yasağı koyan ve açıklayan;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte…  

***

Peki sadece bu mu insanları çıldırtıyor?

Bugün AK Parti’nin İzmir İl Kongresi vardı.

Kongrenin yapıldığı salon ağzına kadar doluydu.

Öyle bir görüntü gördüm ki, inanamadım.

Maske bile takmayan bir kişi hem bağırıyor, hem de elindeki yüzüğü öpüyordu.

Ve kongreye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.

Salonun içerisinde sosyal mesafe kuralına riayet edilirken, tribünlerde ise slogan atan gençleri görmeliydiniz.

Yine aynı gün Nevşehir il kongresi vardı ve durum ne yazık ki yine aynıydı.

Bu görüntüleri izleyenler ya da görenler ise doğal olarak artık isyan etmeye başladı.

Sokakta bile yan yana yürüyor diye vatandaşlara sosyal mesafe cezası kesilirken;

Binlerce kişi kongre salonlarında slogan atıyor…

***

En yakının cenazesine katılamayanlar bu görüntüleri gördükçe isyan ediyor.

‘Ben acımı en yakınlarımla bile yaşayamadım’ diye gözyaşı dökenler kalabalık cenazeleri gördükçe isyan ediyor.

AK Parti’nin binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği kongreleri gördükleri esnaf isyan ediyor.

Aylardır işyerini açamayan işyeri sahipleri ‘Maşallah’ sözleriyle kalabalıkların coştuğunu gördükçe isyan ediyor.

İşinden olan, aylardır işine gidemeyenler lokantacı, kafeci artık o sloganları duydukça deliriyor!

Yasağı koyanları;

Yasağı açıklayanları;

Kurallara uyun deyip de kendilerinin uymadığını görenler deliriyor!

Peki bu kime eksi yazıyor;

Yine o isimlere…

DİPNOT;

Peki bu insanlar haksız mı?

Kim haksız olduğunu iddia edebilir?

Kim onların abarttığını ya da patavatsız olduğunu söyleyebilir?

Aylardır belirsizlik içerisinde yaşayan ve daha ne kadar süreceği bile belli olmayanlar ne yapsın?

En yakınını kimsesiz gibi toprağa emanet edenler ne yapsın?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Yalçın Aksan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi