Biz bu yasakları hak ettik!

Merakla beklenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı dün yapıldı.

Toplantıda hem Sağlık Bakanı Fahrettin Koca hem de Mili Eğitim Bakanı Ziya Selçuk iki ayrı sunum yaptı.

Masada artan Koronavirüs rakamları vardı.

Dünkü son açıklanan rakamlar aslında tehlikenin artık çok yakın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye’nin bir günlük vaka sayısı neredeyse 60 bin…

Korona’ya yakalananların bazıları hastanede, bazıları ise evlerinde tedavi görüyor.

Ve beklenen yasaklar da peşi sıra geldi…

                    ***

Sokağa çıkma kısıtlaması artık 19.00 itibariyle başlayacak,

Hafta sonları kısıtlaması sürecek,

Paket servis yapan lokantalar hariç tüm işletmeler 18.00 itibariyle kapanacak,

8 ve 12. Sınıflar hariç tüm sınıflar online eğitime geçecek,

Kamuda esnek çalışma modeline yeniden dönüldü, mesai saatleri değişti,

Sokağa çıkma kısıtlaması saatlerinde il dışına çıkılamayacak,

Spor salonları, kafeler bayram sonrasına kadar kapatıldı,

Lokantalar yine sadece paket servis yapabilecek,

Kalabalık iftarların tamamı yasaklandı ve uzayan bir liste…

                    ***

Bazı yasakları ise anlayamadım.

Mesela;

Bayram boyunca düğün nişan, kına, genel kurul yasaklandı.

Zaten Ramazan ayında bu tarz etkinlikler yapılmıyor.

Ancak ibarede bayram sonuna kadar diye eklenti var.

Bazı köylerde ya da küçük ilçelerde genelde bayramın ikinci ya da üçüncü günleri bu tarz etkinlikler yapılabiliyor.

Bunun önüne geçmek için yapılmış olabilir.

Açıkçası bu yasaklar beni çok tedirgin etmedi.

Uzun süredir neredeyse buna yakın bir yaşam biçimim bile var.

Ve hep söylüyorum;

Ben Korona’ya yakalanmaktan değil ama başkasının canını yakmaktan korkuyorum.

Aldığım her tedbir de bunun için…

                    ***

Ve biz bu yasakların hepsini hak ettik.

Buna kendim de dahil olmak üzere…

İkizlerim nedeniyle cumartesi günü sokak kısıtlamalarında hava güzel ise mecburen sokağa çıktım.

Mecburen açık olan kafelerde oturdum, parklarda onlar mutlu olsun diye bekledim.

Her daim maske ve hijyene dikkat etsem de sosyal mesafeye ne yaparsanız yapın dikkat edilemiyor.

Peki bunlar bahane mi?

Hayır…

Peki sadece bu mu?

                    ***

Havanın güzel olduğu zamanlar tüm yeşil alanlar ağzına kadar dolu;

Kafeler açık iken ful çaktı;

AVM’ler hala beklenilenin üzerinde kalabalık;

İşe gelip giderken neredeyse balık istifi seyahat etmek zorunda kaldık;

Ev ziyaretleri hiç azalmadı, akrabalar kırılmasın diye gidip gelmeler devam etti;

Bu liste de oldukça uzayıp gider…

Ama burada yine en büyük sıkıntıyı çekecek kişi ne yazık ki esnaf olacak.

Azıcık da olsa açılmışken yeniden kapandılar!

Ama bu bir mecburiyet.

Yoksa vaka sayıları çok da düşeceğe benzemiyor.

Hatta yükseldikçe yükseliyor.

 

DİPNOT;

Bu kadar şeyi yazmışken kalabalık kalabalık yapılan kongreleri de unutmamak lazım…

Her zaman bu kongrelerin yanlış olduğunu yanlış zamanda yapıldığını söyledim, yapılmaması gerektiğini ifade ettim.

Vaka sayılarının çıkmasının tek nedeni mi derseniz, tabi ki hayır…

Vaka sayılarının yükselmesindeki nedenleri zaten yazdım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Yalçın Aksan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi