Ne zamana kadar böyle gidecek?

Her gün yeni zam haberlerine uyanıyoruz.

Aklınıza gelebilecek her şeye sürekli olarak bir zam geliyor.

Geçtiğimiz yıllarda alınan bir ürünün fiyatı yılda iki ya da üç kere değişirken;

Şimdi ise haftalık olarak zamlanıyor.

Hal böyle olunca da insanlar geçim derdine düştü.

Mevcut iş sahibi olanlar bir taraftan işlerini korumanın derdine düşerken, bir taraftan da günü en az zararla kapatmak için mücadele ediyor.

İşveren tarafı ise gider maliyetlerinin altında eziliyor.

Daha dün girdiği büfenin sahibi, muhtemelen önümüzdeki yıl dondurma satışını durduracağını söyledi.

Sebebini sorduğumda ise dolabın çok fazla elektrik yaktığını, onunla baş edemeyip geriye göndereceğini söyledi…

                                  ***

Aslında krizi iki tarafı değerlendirmek gerekiyor;

Bir taraftan işveren, bir taraftan ise çalışanlar…

Malumunuz bu yıl asgari ücret net 4 bin 250 TL oldu.

Bir işçinin işverene maliyeti sigortası, yemeği derken yaklaşık 6 bin TL’nin üzerinin çıkıyor.

Geçtiğimiz yıllardaki kazançlarına bakıldığında ise en az yüzde 15, 20 oranında zarar ettiği açıkça görünüyor.

Çok sevdiğim bir ağabeyim geçtiğimiz gün dedi ki;

20 yıldır aynı işi yapıyorum, iş farklı işim olmadı. Neredeyse o kadar yıldır da yanımda çalıştırdığım insanlar var. Bu yıl mecburen 5 ya da 6’sını işten çıkarmak zorundayım. Yoksa devam edilme imkanım yok.

20 yıl birlikte çalıştığı insanlardan 5’nin ya da 6’sının işsiz kalması küçücük bir örnek?

Büyük dev fabrikalardan, milyonlarca ciro yapan firmalardan tabi ki bahsetmiyorum…

Ama giderlerin yüksekliği işçi çıkarmaya mecbur ediyor, işverenleri….

                                  ***

Ve diğer taraftan çalışan açısından baktığınızda bu yıl verilen 4 bin 250 TL asgari ücret bile az…

Kaldı ki, birçok kimse bu kadar fiyatın yükseleceği de beklemiyordu.

İşçilere güzel bir zam verilmesine rağmen, bu bile bir kişinin kendi ayakları üstünde durması için yeterli değil…

Bir markete gidiyorsunuz hiçbir şey almadım dediğinizde bile en az 200 lirayı bırakıyor çıkıyorsunuz.

Bir pazara gittiğinizde en kötü 150 lira harcıyorsunuz…

Asgari ücretin minimum 5 bin liranın üzerinde olması gerekiyor.

Açlık sınırı bile ortada iken insanlar mecburen kredi kartlarına yükleniyor ya da kredilerle boğuşuyor.

İşte böylesine iki uçlu bir saçta ayakta kalmak mucize gibi…

                                  ***

Ve bugünden önümüzdeki günü görmenin de mümkünü yok.

Artık ne işverenler ne de firmalar yıllık bazda plan yapamıyor;

Aylık plan yapıyor ya da günü kurtarmanın hesabını…

Peki ne olacak, nasıl olacak, nasıl düzelecek, ne zamana kadar böyle gidecek?

Keşke bu sorulara verilebilecek bir cevabım olsaydı.

Bu soruların cevaplarını şuan finans uzmanları bile veremiyor, çünkü kimse önünü göremiyor.

Doların yükselmesiyle birlikte başlayan zam furyası, doların inmesine rağmen sürüp gidiyor.

Artık kimse ses de çıkarmıyor, çıkaramıyor…

Çünkü yoruldu, bunaldı…

Herkesin tek bir isteği var;

Normal hayata bir an önce tekrar dönülmesi…

 

DİPNOT;

İçinizi karartmış, kötümser olmuş olabilir ama kiminle konuşsam hem konuşma ekonomiye geliyor.

‘Ne olacak, nasıl olacak?’ gibi söylemlerden kurtulamıyoruz…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Yalçın Aksan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

A - Nasıl olacağı varmı bu noktaya nasıl geldik bir sorsun kendine bu millet bütün dengeler değişti ülkemizde son yıllarda kapitalizmin en vahşi yönü sergileniyor en başta düzgün yönetilmiyoruz emeği bitirip para dan para kazanmak , vergi adaletsizliği ,gelir adaletsizliği , kanunların güçlüye ugulanmaması,sosyal yapımızın bozulması ne dersen de bu kadar ayrıştırma ben bu yaşıma kadar hiç görmemiştim bu noktaya birden gelmedik adım adım çürüme devam etti haksızlık yanı başımızda olurken görmezden ve duymazdan geldik ama sıra bize de geldi gaflet uykusundan uyanmadıkça hayatımız ve herşeyimiz ellerimizden kayıp gidecek bu millet ne zaman bozuk eğitimin yani cehaletin atom bombasından daha yıkıcı oduğunu bu toplum şuurlu bir biçimde benliğine kazımadıkça daha çok celladımıza aşık oluruz ve siyahı beyaz görmeye devam ederiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 23:47


Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi