La İkrahe Fiddiyn/Dinde zorlama yoktur

Kuran’a göre insanlar üç sınıftır.

Müminler/ Güven verenler. Münafıklar/ Çıkarlarına göre tavır alanlar, omurgasızlar ilkesizler. Kafirler/Bile bile hakkı hakikati örtenler.

Hangi dine, hangi inanca, hangi ideolojiye mensup olursa olsun Müminlerden/ insanların güven verenlerinden korkmaya gerek yoktur.

Çünkü onlar emin insanlardır, ellerinden, dillerinden kimseye zarar gelmez.

Kafirler/ Delikanlıca, mertçe hakkı hakikati örtenlerden korkmaya, çekinmeye gerek yoktur. Bilirsin nerede, ne zaman, nasıl hareket edeceğini.

Ona göre tedbirini alırsın. Lakin hangi inanca, hangi dine, hangi ideolojiye, mensup olursa olsun insanların münafıklarından/ilkesizlerinden, omurgasızlarından, çıkarlarına göre renkten renge girenlerinden korkun.

Sizi nerede, ne zaman, nasıl satacağı belli olmaz, bunların tek ilkeleri vardır menfaatlerine, çıkarlarına göre hareket etmek.

                                   ***

İnsan emir olunduğu gibi dosdoğru olmalıdır/ festakim kema umirte Yunus suresi 100 ayet. Celalettin Rumi’nin dediği gibi ‘’Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.’’

Bu hakikati Celalettin Rumi den yedi yüz otuz altı yıl sonra Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ne güzel ifade etmişti ‘’Bir saniyesine bile hâkim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz.”

Çocuklarımızın şahsiyetli emir olundukları gibi dosdoğru olmalarını istiyorsak, çocuklarımızın bizim mülkümüz olmadığının farkında olmalıyız.

Çocuklarımıza dine girerken, dini yaşarken, dinden çıkarken herhangi bir baskı yapmamalıyız. Özgür iradeleriyle dine girmeliler, özgür iradeleriyle dinini yaşamalılar, isterlerse özgür iradeleriyle dinden çıkmalılar.

Anne baba olarak bizlere düşen davranışlarımızla örnek olmak, tatlı dille, güzel öğüt vermek. Rabbimizin yoluna hikmetle çağırmak.

Yumuşak bir üslupla, samimi bir şekilde tebliğ etmekten ibarettir.

                                   ***

Allah insanı biricik yarattı. Biricik olarak yaşatacak, biricik olarak canını alacak, biricik olarak sorgulayacak.

Nihayetinde tek başına dünyada yapıp etmelerinin mükafatını veya cezasını görecek.

Kulun kaderi özgür iradesiyle tercihlerini yapmak, tercihleri sonucu oluşan amellerinin sonucuna katlanmaktır.

Bizleri yaratan Allah, tercih yapmamız için ortaya iki yol koydu: Hak batıl, iyi kötü, güzel çirkin, adalet zulüm.

Tercihi biz kullarına bırakmıştır. Biz kulları: Hakkı, iyiyi, güzeli, adaleti, tercih edebildiğimiz gibi batılı, kötüyü, çirkini, zulümde tercih edebiliriz.

Sıratı müstakime girebildiğimiz gibi, sıratı şeytana da gidebiliriz. Hakkın taraftarı olduğumuz gibi, batılında taraftarı da olabiliriz, Allah’ın boyasına boyandığımız gibi şeytanın boyasına da boyanabiliriz.

Allah dileseydi bütün insanları aynı din ve ahlak üzerine yaratırdı.

                                   ***

Hz. Nuh’un oğlu karısı, Hz. Muhammed’in çok sevdiği amcası Ebu Talip iman etmedi. Firavunun karısı Asiye iman etti…

Cenabı Hak İslam’a davet ve tebliğ hususunda izlenmesi gereken metodu aşağıdaki ayeti kerimelerde açıkça ortaya koyuyor: ’’Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et.’’ Nahl Suresi 125. ‘’Artık sen öğüt ver, sen ancak bir uyarıcısın, onların üzerinde egemen bir zorba değilsin.’’ Gasiye suresi 21- 22. ‘’ Şüphesiz ki sen sevdiğin herkesi doğru yola iletemesin, Allah dileyeni /hak edeni, doğru yola yöneltir’’Kasas suresi 56. ‘’İkiniz firavuna gidin. Çünkü o gerçekten azgınlaştı. Varın ona yumuşak söz söyleyin olur ki öğüt alır, korkar.’’ Taha Suresi 43-44. ‘’Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte ilahları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır…’’ Bakara Suresi 256. ‘’Ve de ki: Hak/Gerçek, rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin.’’ Kehf suresi 29

                                   ***

Mutlak alim ve adil olan Allah’ın bu ayetleri/delilleri açıkça ortada iken, herhangi bir kulun bir başka kula, inanç amel tercihleri hususunda baskı yapması ne insanidir, ne vicdanidir, ne ahlakidir, ne de İslamidir.

Aksi takdirde Orta çağ Avrupa’sında olduğu gibi mezhep savaşları sonucu binlerce insan hayatını kaybeder.

Tarihte olduğu gibi Engizisyon mahkemeleri kurulur, tekfir müessesi çalıştırılır.

Binlerce insan egemen din anlayışına sahip olmadığı için öldürülür.

Nitekim bugün Müslüman dünyasındaki, İŞİD terör örgütünün, kendi dini düşünce yorumlarından farklı yorumlara sahip Müslümanları katletmeleri gibi, Hıristiyan dünyasındaki bir kısım Hıristiyanların, Müslüman korkusunu bahane ederek, Müslümanların camilerini ve evlerini yakarak Müslümanların ölümüne sebebiyet vermeleri çarpık dini anlayışlarının sonucudur. 

Selam ve dua ile…         

 

                                                                                                                                                           

 

                                       

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Kemal Eren - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi