Pardon, barış’a nereden gideriz?

‘‘Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı

             yağmurun,

Bulutların rüzgarla sökün ettiği.

Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla

             gelmez;

Onu bulup getiren insanlardır.

Duman tüten topraktan bahar boyunca,

Dökülüp yükselir birden gökyüzü.

Ama barış ağaç değil, ot değil ki

             yeşersin:

Sen istersen olur barış, istersen

             çiçeklenir.’’

 

Bertoldt Brecht – Çağrı

 

 

Yıllar geçiyor, köprülerin altından sular akıyor ama belli ki insanoğlu insanlığı namına bir arpa boyu yol katedemiyor. Bu yüzyıla gelmişiz, insanoğlu hala daha savaş konuşuyor. Yazık bize…

 

***

 

İşte Bertoldt Brecht’in yıllar önce kaleme aldıkları, bugün yine ve yeniden birilerinin gözlerine sokulması gerekiyor. Hatta birilerinin diyerek sözümü meclisten dışarıda tutmak da istemiyorum. Sözüm tam da meclisten içeri.

 

Çünkü bozuk kafalar dünyanın belli yerlerinde toplanmıyor sadece. Şahit olduğumuz iğrençliklerin altında kimin imzasının olduğu ya da olmadığı değil mesele.

Zira yaşananlardan sorumlu olanlar sadece eylemlerin failleri değil; aynı düşünce yapısıyla tepki verenler de esasında…

 

Her şeyde olduğu gibi hemen polarize olunuyor, herkes tarafını seçiyor. Onlar iyi, onlar kötü. Bugün kötüler ya, bugünden sonra bugüne kadar ne yaptılarsa hepsi kötü.

 

***

Çünkü bu böyledir hep, siyah ya da beyaz… Siyah olmuş olan daha önce hiç beyaz olmuş olamaz, beyaz olan da siyah. Griler zaten söz konusu bile değildir.

 

Varsın ya da yoksun, onlardansın ya da bizdensin, seçeceksindir. Seçmezsen de biz seni itinayla etiketleriz: Şu, bu, o, şunlar, bunlar, onlar, ötekiler, berikiler…

 

***

 

Bugün Rus yazarların yapıtları müfredatlardan kaldırılıyor, Rus sanatçıların işlerine son veriliyor, konuştukları, yazdıkları sansürleniyor, varlıkları dışlanıyor.

 

Çözüm bu mudur? Rus sanatçıları görevden almak, bugüne kadar bugün olacaklardan habersizce yaratılmış sanat eserlerini boykot etmek midir çözüm? Bu neyi geri getirir? Ya da neyi değiştirir?

 

Değiştireceği bir şey varsa o da medeniyeti, etiği, sanatın ve bilimin evrenselliğini öldürmek olur.

 

****

 

Savaşı örgütleyenler sadece bunu fiilen yapanlar mı? Neden bu asla kabul edilmemesi gereken kötücül eylemlere medenice barışı örgütleyerek cevap veremiyoruz?

 

Barış; bulunması bizim elimizde olan bir nimetken, biz barış kırıntılarını yerlere saçıp ayaklarımızla üzerlerine basar olmuşuz.

 

Barış kelimesi, kullanılmaya kullanılmaya yosun tutmuş dağarcıklarımızda…

 

***

 

Sonuç ne? İnsan eliyle yaratılan bu karanlığın bize getirisi ne?

 

Sonuç; yıkıntılar arasında kendini kaybetmiş, kaybolmuş, bir ışık emaresi arayan ruhlar… Savaşın ortasında ya da savaşın dışında, tek bir duygu var: Korku.

 

‘‘Savaşı yener miyiz?

Bunu sen bileceksin.

Bunu biz bilecek, biz seçeceğiz.’’

Bertoldt Brecht – Çağrı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selin Erkek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Fikir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Fikir Gazetesi , Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 320 01 62
Reklam bilgi